“Bu iplikle hangi şiş olur?”, “Amigurumi için kaç numara tığ kullanmalıyım?”, “Dairesel şiş şart mı, düz şiş yeter mi?” gibi sorular örgüye başlayanların da deneyimlilerin de en sık takıldığı başlıklardır. Doğru araç seçimi yalnızca örgünün görünümünü değil, aynı zamanda ölçüyü, ilmek düzenini ve el konforunu da belirler. Bu nedenle doğru yaklaşım, tek bir “en iyi şiş/tığ” aramak değil; projenin hedef ölçüsüne ve kullanım senaryosuna göre doğru kombinasyonu seçmektir.

Eğer elinizde bir örgü deseni varsa, en güvenilir referans desende yazan şiş/tığ numarası ve hedef ölçüdür (gauge). Çünkü desen, kullanılan iplik ve teknikle birlikte hedeflenen ilmek sıklığına göre tasarlanır. Desen yoksa, ip etiketindeki önerilen şiş/tığ aralığı iyi bir başlangıç sağlar; fakat burada kritik nokta, önerinin “ortalama tansiyon” varsayımıyla verilmesidir. Bu yüzden gerçek doğrulama, küçük bir deneme parçası (tansiyon karesi) örerek yapılır; farklı örgü tekniklerinde (özellikle tığ işinde) ilmek yapısı değiştiği için tansiyon kontrolü daha da önem kazanır.
Saha uygulamasında en çok işe yarayan yöntem, ipliğin kalınlığını (yarn weight) baz alıp şiş/tığ aralığını buradan çıkarmaktır. Craft Yarn Council’ın “Standard Yarn Weight System” rehberi, ip kalınlığı kategorilerine göre önerilen şiş ve tığ aralıklarını verir ve bunun “kılavuz” olduğunu, nihai kararın desen ve ölçüye göre verilmesi gerektiğini açıkça belirtir.
Genel bir referans olarak; ince ipliklerde (lace ve super fine gibi) daha küçük milimetre aralıkları, orta kalın ipliklerde (DK/worsted gibi) orta aralıklar, kalın ipliklerde (bulky/jumbo gibi) daha büyük aralıklar kullanılır. Örneğin bu standartta; worsted/aran segmentinde önerilen şiş aralığı yaklaşık 4.5–5.5 mm, tığ aralığı da yaklaşık 4.5–5.5 mm bandında verilir. Daha kalın iplik kategorilerinde önerilen aralıklar yukarı taşınır.

Proje türü seçimi, araç kararını doğrudan etkiler. Düz şişler; atkı, düz paneller, kazak ön/arka parçaları gibi parça parça örülen işlerde klasik ve kontrol edilebilir bir kullanım sağlar. Dairesel şişler ise yalnızca “yuvarlak örgü” için değil, geniş ilmek sayılarına sahip büyük projelerde ağırlığı kabloya yayarak konfor sağladığı için düz örgüde de verimlidir. Özellikle battaniye, geniş şal ve kazak gövdesi gibi işlerde dairesel şiş, operasyonel açıdan daha sürdürülebilir bir tercih olur.
Tığ tarafında ise seçim daha çok “doku hedefi” ile şekillenir. Amigurumi gibi form tutması gereken projelerde daha sıkı bir doku hedeflendiği için çoğu kullanıcı ip etiketindeki önerinin bir tık altına inmeyi tercih eder; burada amaç, ilmek aralarının açılmaması ve iç dolgunun görünmemesidir. Buna karşılık yazlık üstler, şallar ve dökümlü projelerde daha açık ve akışkan bir doku istenebileceği için öneri aralığında veya bir üst numarada tığ seçimi daha iyi sonuç verebilir. Bu yaklaşımın doğrulaması yine ölçü ve numune parçası üzerinden yapılır.
Aynı iplikle aynı şiş/tığ numarasını kullansanız bile, kişisel tansiyon farklılığı sonucu belirgin şekilde değiştirir. Sıkı örüyorsanız kumaş sertleşir ve ölçü küçülür; gevşek örüyorsanız kumaş gevşer ve ölçü büyür. Bu nedenle pratik kural şudur: Ölçünüz küçük çıkıyorsa bir numara büyütmek, büyük çıkıyorsa bir numara küçültmek çoğu projede hızlı bir düzeltme sağlar. Bu yaklaşım, ip kalınlığına göre öneri aralıklarıyla birlikte düşünülmelidir; standartlar aralığı verir, sizin tansiyonunuz o aralık içinde doğru noktayı seçtirir.
Şiş ve tığın malzemesi (ahşap, metal, karbon vb.) ve tutuş ergonomisi, özellikle uzun oturumlarda performansı belirler. Daha kaygan yüzeyler (ör. metal) hız avantajı getirirken, kaydırma kontrolü isteyenlerde ilmek kaçırma riskini artırabilir. Ahşap/bambu yüzeyler ise ilmekleri daha kontrollü tuttuğu için yeni başlayanlar veya kaygan ipliklerle çalışanlar için daha güvenli bir deneyim yaratır. Tığ tarafında da sap ergonomisi önemlidir; uzun süreli tığ işinde bilek ve elde biriken yük, ergonomik saplı modellerle daha iyi yönetilir.
Projeye uygun şiş/tığ seçimini hızlandırmak için dört kontrol noktasını birlikte düşünmek yeterlidir: ipliğin kalınlığına göre önerilen aralık, projenin türü (düz/yuvarlak, sıkı/dökümlü), hedef ölçü (gauge) ve kişisel tansiyon. Bu dört unsur aynı hizaya geldiğinde, “hangi şiş/tığ uygun” sorusu pratikte kendiliğinden çözülür; geriye sadece küçük bir numune ile doğrulama yapmak kalır. Bu yaklaşım, standartların “kılavuz” olarak konumlandığı ve desen ölçüsünün nihai referans olduğu prensibiyle de uyumludur.
1. Hangi projede şiş, hangi projede tığ kullanılmalı? Klasik örgü projeleri, kazak ve atkı gibi çalışmalar genellikle şişle yapılır. Amigurumi, motif, dantel ve dekoratif işler için ise tığ daha uygundur.
2. Düz şiş mi dairesel şiş mi kullanmalıyım? Parça parça örülen işlerde düz şiş yeterlidir. Büyük, ağır veya yuvarlak örgülerde dairesel şiş daha konforlu bir kullanım sağlar.
3. İp kalınlığı şiş ve tığ seçiminde ne kadar önemlidir? İp kalınlığı, kullanılacak şiş veya tığ numarasını doğrudan etkiler. Yanlış numara seçimi örgünün sıkı veya gevşek olmasına neden olabilir.
4. Amigurumi için hangi tığ numarası uygundur? Amigurumi projelerinde genellikle ip etiketinde önerilen numaradan biraz daha küçük tığ tercih edilir. Bu, daha sıkı ve düzgün bir doku sağlar.
5. Aynı iplikle herkes aynı şiş veya tığı kullanabilir mi? Hayır. Kişisel örgü sıklığı farklı olduğu için aynı iplikle farklı numaralar gerekebilir. En doğru sonuç için küçük bir deneme parçası örülmelidir.
6. Yeni başlayanlar için şiş mi tığ mı daha uygundur? Yeni başlayanlar çoğunlukla şişle örgüyü daha kolay öğrenir. Ancak kısa sürede sonuç almak isteyenler için tığ da iyi bir alternatiftir.
7. Ergonomik tığ ve şişler ne zaman tercih edilmelidir? Uzun süre örgü yapanlar veya el-bilek hassasiyeti yaşayanlar için ergonomik modeller daha rahat ve sürdürülebilir bir kullanım sunar.